Renginur Keskin

Renginur Keskin

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

RENGİNUR KESKİN

Bu serüvene çok sevdiğim ve benim için çok değerli olan iki arkadaşımla başladık. Nelerle karşılaşacağımızdan bihaber  ama birbirimize çok güvenerek. Bu raporu yazmak için oturduğumda anılarımız beni alıp birçok duygunun arasında usul usul gezdirdi. Ve şimdi fark ediyorum ki bizim bu projeyi yapmamızı sağlayan en güçlü duygumuz mutsuzluğumuzdu. Yoksa neden bir şeyleri değiştirmek için çaba harcayacaktık ki. Belki de kendi çocukluklarımızı değiştiremediğimiz için başka çocuklara dokunmak istedik ve iyi ki de istedik.

Melek. Projeyi hayal etmemi sağlayan oydu, ilk karşılaşmamızda yanıma gelip benimle konuştuğunda onu asla yalnız bırakmamam gerektiğini hissetmiştim. Projeye başladıktan sonra bunun sadece onla ilgili olmadığını ayrı ayrı ama birlikte yaşadığımız bir serüven olduğunu daha çok anladım. Başlarda çok içine kapanık olduğundan onunla iletişime geçmem zor oldu. Zaman içinde bence özellikle ailenin de güvenini kazandıktan sonra benimle bağ kurmaya daha istekli hale geldi. Yüz yüze yaptığımız görüşmelerde ortama samimiyet katan bizi rahatlatan şey genellikle oyunlar oluyordu. Oyun oynarken güvende hissettiğini ve sorduğum sorulara daha uzun cevaplar verdiğini görüyordum.  Telefon görüşmelerimizde ise bana yaptıklarından ve güzel anılarından bahsediyordu. Meleğin kendini daha rahat ifade etmesi beni çok mutlu ediyordu. Ama onun kendini daha iyi ifade etmesindeki diğer ve en önemli unsur, kayıt yaptırdığımız def kursu oldu. Kurs öğretmeni onu aynı zamanda belediye ait bir çocuk korosuna kaydetmişti. Hayatındaki bu yeniliklerden mutlulukla bahsediyordu ama aynı zamanda yeni tanıştığı insanların onunla aynı sosyo-ekonomik çevreden olmaması  ona kendini kötü hissettiriyordu. Açıkçası bu konu üzerinde çok yol alamadık çünkü hayatın bu gerçekliğini kendime bile mantıklı cümlelerle açıklayamazken ona anlatamadım. Ardından kısa bir zaman sonra pandemi başladı. Bütün bu süreç içerisinde müziği daha çok hayatına aldı ve bundan çok memnun olduğunu her fırsatta dile getirdi. Bilim çocuk dergisini okumayı ve içindeki deneyleri arkadaşlarıyla sosyalleşerek yapmayı çok sevdi. Maalesef kitap okuma ve ders çalışma konusunda çok ilerlemedik. Bu konuda onu teşvik edici şeyler denesem de bi süre sonra yalan söyleme ihtiyacı duyduğunu görmem onu çok zorlamamam gerektiğini anlattı bana.

Meleğin ablası Melisa ile başka türlü bir ilişkimiz oldu. Melek çekingen bi çocuk olsada benim evindeki varlığımdan mutlu olduğunu ve benimle vakit geçirmek istediğini bedeniyle anlatıyordu. Melisa ise yeni ergenliğe girmiş genç bir kız olarak iletişim kurmaktan kaçıyordu. Bunun sebeplerini anlamam çok zor olmadı. Melisa kendi evinde bir çocuktan ziyade annesinin yol arkadaşı gibiydi. Yıllardır yaşadıkları zorluklar ona kalın duvarlar ördürmüştü. Ve bi yabancıyı bu duvarların içine almaya asla yanaşmıyordu. Zaten uzunca de bir sürede beklediğimden farklı davranmadı. İlk olarak kick boksa gidişiyle ilerleme kaydettik. Kendini daha zinde, sağlıklı ve güçlü hissediyordu. Bu durum iletişim becerilerine de yansımıştı. Kendini korumayı savunmayı öğrenmenin onu mutlu etmesi ve kick boksa gitmek istemesi bile bana onun hakkında birçok şeyi gösteriyordu. Bu durumu bildiğimden onunla iletişim kurarken onun özel alanına müdahale etmeden ve daha dikkatli yaklaşıyordum. Çünkü beni o duvarların arasına kendisi alabilsin ardından yavaş yavaş kendisi için daha sağlıklı bir güvenli alan inşaa edebilsin istiyordum. Öyle de oldu pandemi sürecinde daha çok yakınlaştık. Babası infaz yasasıyla cezaevinden çıktı ve annesine boşanmak istediğini söyledi. Aile içinde yaşanan bu kaos bizi birbirimize daha çok yakınlaştırdı. Melisanın arkadaşları olmasına rağmen duygularını samimi bir şekilde paylaştığı kimse yoktu. Ve anlatacaklarının onu arkadaşlarının gözünde küçük düşüreceğine fazlaca inanıyordu. Ailenin dava döneminde bir hukuk öğrencisi olarak annesine yardımcı olmam ve kızlarla sık sık telefon görüşmesi yapmamız Melisanın gözünde beni daha güvenilir kılmıştı. Böylelikle kızlarla daha derin şeylerden konuşabiliyor olduk. Bu beni her zaman hissettiğimden daha iyi hissettirdi. Çünkü hayat karşısında yalnız olmak zorunda olmadığımızı fark etmiş olduk.

Yazın yaptığımız görüşmeler daha çok onların yeni hayatları ve buna alışma süreciyle ilgili oluyordu. Hem pandemi hem de ailedeki karışık durumlar ikisini de çok etkilemişti. Üstelik kendi evlerinden ayrılıp dayısının evine yerleşmiştiler. Her şeye rağmen Melisa bu süreci annesinin yanında dik durup ona destek olmakla geçiriyor ve bir kadının kendi ekonomik özgürlüğünü kazanmış olmasının ne kadar elzem olduğunu görüyordu. Ve kardeşini hem bütün bunlardan uzak tutmak istiyor hem de Meleğin çocukluğunu yaşamasına öfkeleniyor. Bir keresinde Melisaya  Meleğe öfkelenebileceğini ama isterse beraber oyun oynamalarının  ikisine de iyi gelebileceğini söyledim önce biraz burun kıvırsa da benim de isterlerse onlara katılabileceğimi söylediğimde bunu düşüneceğini söyledi.

İstanbul’a dönmeden önce kızlarla bir parkta görüşmek için anlaştık. Gitmeden önce Melek ve Melisanın en sevdiği dergileri ve parkta piknik yaparız diye bir şeyler aldım. Ama uzunca bir süre beklememe rağmen gelmediler. Ardından onları aradığımda uykuda kaldıklarını ama hazırlanıp çıktıklarını söylediler ben de birini bu kadar bekletmenin doğru olmadığını beraber karar verdiğimiz bir görüşme saatinin olduğunu bu kadar beklediğim için üzüldüğümü söyleyip o gün görüşmeyeceğimizi söyledim. Ve parktan kalktım. Sonraki görüşmelerimizi zooom ya da whatsapp üzerinde görüntülü konuşmayla gerçekleştirdik.

Projeyi tamamlarken gördüğüm en belirgin şey bir çocukla ilişki kurmanın kendi çocukluğumuzla ilişki kurmak olduğu. Bu yüzden bazen onlara öfkelendiğimi ve kırıldığımı hissettiğimde aslında içimdeki çocuğun bunu hissettiğini görüyorum. Ve bu beni kendi çocukluğumla yüzleşmeye ve onu dinlemeye itiyor.

Her ne kadar çok değerli insanlardan çok önemli eğitimler almış olsak da bir çocukla iletişim kurmak konusunda fazlasıyla eksik olduğumuzu hissediyorum ve biliyorum. Bizler iyi niyetle   ilerliyoruz ama yürüdüğümüz bu yol sandığımızdan daha önemli ve karmaşık.  Bunun önemini seziyorken ama nasıl anlatacağımı bilmiyorken karşıma okuduğum kitaptan bir cümle çıktı: Çocukluk yetişkinlerin onlara eşlik ettikleri  bir süreçtir ama çocuklar için bütün bir hayatlarıdır.

Gülsen, Raziye ve ben bu projeyle bir mutsuzluğu dönüştürebildiğimizi anladık ve bir hayali yaratma duygusunun eşsiz tadına vardık. Umarım özellikle biz kadınlar olarak bu tadı hep yanımızda taşır ve birbirimizle paylaşırız. Sevgilerle…