Buse Sena Bartınlıoğlu

Buse Sena Bartınlıoğlu

BUSE SENA BARTINLIOĞLU

Beraber yola çıktığımız arkadaşlarımla beraber projemizin ikinci yaz dönemine yaklaşıyoruz. Bende uyandırdığı duyguları tarif bile edemeyeceğim bir süreçti benim için. Ortak amaçlarla yola çıktığımız arkadaşlarımla beraber hayatımızda belki de hiç böyle deneyim elde edemeyeceğimiz bir yolculuk oldu bizim için. Projeye başlamadan önceki geçen zaman, bu yolda beraber ilerleyeceğimiz kardeşlerimizi bulma sürecimiz, Baltaş ailesinden aldığımız eğitimler, projeye başlamamız, proje kapsamında yapılan sergilerle bir araya gelmemiz gibi süreçlerin her bir aşaması bana çok farklı şeyler katmış oldu.

Bu yolda beraber yol aldığım kardeşimin ismi Abdullah. Abdullah 13 yaşında, 8. Sınıf öğrencisi. Abdullah’ın bir ablası ve bir erkek kardeşi var. Babaanne ve dedesi de onlarla beraber yaşıyor. Ne yazık ki annesinin ve babasının sağlığıyla alakalı olarak ciddi sorunları var. Abdullah kendi içine kapanık, sessiz bir çocuk. Onunla ilk tanıştığım zaman kendisini bana açmaz diye çok endişelenmiştim. Duygusal bağ kurmakta zorlanırım diye korkmuştum. İlk konuştuğumuzda Abdullah kendisinden çok fazla bahsetmek istemiyormuş gibiydi. Ama her bir buluşma sonrasında kendini bana daha da açmaya başladı. Giderek ilişkimiz daha da sıcak hale geldi.

Abdullah ile birbirinden eğlenceli ve öğretici etkinlikler yaptık. Momo isimli çocuk kitabını beraber okuduk. Kitap okurken zorlandığı için ilk başta okumak istememişti ama beraber okuduğumuz zaman daha rahat okuduğunu anladı ve zevk almaya başladı. Kitap okurken bilmediği kelimeleri bana soruyordu ve kafasındaki soru işaretlerine çözüm arıyorduk. Bu kitapla birlikte önceden sahip olmadığı kitap okuma alışkanlığını kazanmaya başladığını düşünüyorum. Onun dışında film izledik, dergi okuduk, fidan diktik, piknik yaptık, toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine oyun oynadık ve kodlama yaptık. Abdullah kendi ve çevresi hakkında çok güzel düşüncelere sahip olan bir çocuk. Ona baktığım zaman dünyayı değiştirmek isteyen ama bunu nasıl yapacağını bilemeyen ve bu yüzden aslında bundan kaçan bir çocuk görüyorum. Onunla geçirdiğimiz süreçte istediği, hayal ettiği şeyleri başarabileceğini sürekli olarak tekrar ettim. Özellikle eğitim konusunda çok büyük bir karamsarlığı bulunuyordu. Bu konu üzerine onunla her seferinde konuştum ve sonra fark ettim ki yavaş yavaş Abdullah için ektiğim fidanlar yeşermeye başladı.  Abdullah özellikle elektronik ürünlere çok ilgi duyuyor. Projemiz kapsamında birlikte yazdığımız kodlar ve oyunlardan çok büyük keyif aldı. Onun bu derece ilgisini çeken bir konuda destek sağlamak beni daha da mutlu etti.

Her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen binlerce hazine var. Onlar sadece bir gün su üstüne çıkmak için bekliyorlar. Kendi çocukluğuma dönmemi sağlayan, beni daha da geliştiren bu güzel projenin içinde olmanın değeri paha biçilemez. Her daim birbirimize destek olduğumuz, birbirimizin hikayelerinde umut bulduğumuz güzel dostlarımla proje kapsamında iyi ki yollarımız kesişmiş. Hep beraber nice çiçek açtıracağımız yarınlarımız olsun. İyi ki Mina’nın Çocukları…