Behice Aksu

Behice Aksu

BEHİCE AKSU 

Ela, projeye başladığımda 13 yaşında ve daha liseye başlamamış bir genç kızdı. Mina’nın Çocukları Projesi Türk Üniversiteli Kadınlar Derneğine öğrenci olarak katıldığımda anlatılan projeler arasında direkt dikkatimi çeken bir projeydi. Bunun sebebi aslında sadece tek bir çocukla ve iki sene boyunca ilgileniyor olmamdı. Ben bu iki senelik sürecin bir yılını tamamladığımı bu yazıyı yazarken fark ediyorum. Aslında hem Ela ile hem de kendimle çok gurur duyuyorum. Çünkü onun bu süreçte bana kattıkları, öğrettikleri şeyler hem benim için hem de onun için çok güzel bir deneyim oldu. Kendimden yaşça küçük birinden de bir şeyler öğrenebileceğimi düşünmemi sağladı.

 

Bu projede birlikte kitaplar okuduk, oyunlar oynadık, bazen dertleştik bazen de çok güldük ve eğlendik. Okuduğumuz kitaplar üzerinde birlikte düşündük. Piknik yaptık. Bir şeyler paylaşmayı öğrendik. Oynadığımız oyunlarla aslında biraz daha hayata bakış açımızı geliştirmeye çalıştık. Küçük bir köyde yetişen bir kızdı Ela ve bu şartlarda her çocuk gibi aslında dünyası sadece hayallerden ibaretti. Önceden ne olacağına tam olarak karar veremezken benimle birlikte bir şeyleri paylaştıkça aslında ne istediğine karar verdi. Bu durum beni en çok mutlu eden şeydi aslında. Çünkü bir kadının okuması ve kendi maddi özgürlüğüne kavuşması aslında bize hep söylenen ve verilen öğütler gibi gerçekten çok önemliydi. Ben Ela ile aynı şartlarda büyümediğim için bu durumu çok küçük yaşlarda fark etmiştim. Ela’nın da bu farkındalığa ulaşması beni de fazlasıyla sevindirmişti. Ela bu sene liseye başladı ve benim de okuduğum çok güzel bir liseyi kazandı. Birlikte tercih yaparken ben ona bildiklerimi, öğrendiklerimi anlattım. Öğretmenlerle görüşmeye gittik. Ona bu yolda yardım etmeye çalıştım. Bu kış derslerinde bazen takıldığı yerler olduğunda görüntülü konuşarak onları halletmeye çalıştık. Bana bunun sonucunda çok güzel notlar aldığını söylediğinde bir şeyleri başardığımızı hissettim. Tatilde de yine birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk .Yüz yüze görüşme şansını kendi sınav takvimimden dolayı elde edememiştim fakat telefonla da çok güzel bir iletişim kurabilmeyi başarmıştık. Yarıyıl tatilinde yüzme kursuna gitmeyi  düşünmüştük fakat yaşadığımız şehir şartlarından dolayı bu kursu bu yaz yapmayı planladık. Bu proje sayesinde basit gibi görünen ama aslında çok zor olan plan yapma, takvim hazırlama gibi şeyleri öğrenmiş olduk. Aynı zamanda bu projeyi yaparken çocuğun ailesiyle de bir bağ kuruyorsunuz. Anne, baba, kardeş, babaanne gibi bir çok farklı aileden kişilerle de bağlantılı hareket etmiş oluyoruz. Onlar bizim gibi değil de biraz daha farklı düşünüyorlar ve onların düşüncelerine de bir yerde uyum sağlamaya çalışıyoruz . Çünkü ben ne kadar Ela’nın iyiliğini ve kendisini geliştirmesini istesem de onlarda kendi açılarından bunu istiyorlar. Bu konuda ben pek fazla sorun yaşamadım fakat etkili olduğu yerler söz konusu oldu. Bunun yanında gittiğim köyde sadece Ela değil onun arkadaşları ve çevresiyle de iletişime doğal olarak geçmiş oldum. Tek bir çocuk değil de birden fazla çocuk tanıdım. Oynadığımız oyunlar, yaptığımız piknikler hep birlikte oldu. Birlikte bir şeyleri paylaşmak bize çok fazla şey öğretti. Son olarak bu anlattığım şeyleri yaparken aslında ben bir çocuğa değil de bir çok çocuğa dokunmuş oldum . Ben bunları yaparken sadece Ela ile değil Ela’nın arkadaşlarıyla ve kardeşleriyle de birlikte oldum. Ben onun bir konu hakkındaki bakış açısını değiştirirken arkadaşlarının bakış açılarını da değiştirmiş oldum. Uzaktan ona katabildiklerim Ela sayesinde diğer insanlara da geçmiş oldu.Projeyi yapan diğer arkadaşlarımdan da fazlasıyla yardım aldım. Oturduk konuştuk neler yapabiliriz, nelerde eksiğiz ne konuda daha fazla yardım edebiliriz diye. Yaşanan güzel şeylerim yanında bazen takıldığımız noktalar da oldu. Nasıl iletişim kurmamız gerektiğini ve neyi nasıl daha iyi anlatabiliriz şeklinde düşündüğümüzde aldığımız eğitim notlarına baktık. Eğitimlerde bize anlatılanlar bize her sıkıştığımızda yardımcı oldu.

 

Bu yaz projenin ikinci senesini tamamlayacağız. Bu sene yine eğitimlerimiz devam ediyor ve elimden geldiğince öğrenmeye çalışıyorum. İlk senenin heyecanı yerini projeyi bitirmenin hüznüne bıraktı. Bu kötü bir hüzün değil bu hüzün iyi şeyler yapmanın verdiği ve bu iyi şeyleri yapabilme imkanının bitmesinin hüznü. Proje bittiğinde ben yine Ela ile vakit geçiriyor olacağım ve ona yine yardımcı olmaya çalışacağım. Yeni yaz yeni bir dönem ve  farklı bir merak . Umarım ikinci senemizde çok daha güzel şeyler biriktiririz. Projeye katkıda bulunan ve emek veren herkese bu yazı sayesinde çok teşekkür ediyorum.